Tedavi Edici Egzersizler
Tedavi Edici Egzersizler

TEDAVİ EDİCİ EGZESİZLER

EGZERSİZ NEDİR?

Tedavi Edici Egzersizler, fiziksel engellilik oluşturan sorunların önlenmesi veya tedavi amacı ile kişinin hareketliliğini sağlamaya yönelik ve kişinin fonksiyonlarında artışın hedeflendiği egzersizlerdir. Fizik tedavi alanında egzersiz en çok kullanılan tedavi yöntemidir. Hastanın egzersiz öncesi değerlendirilmesi, fonksiyonel yetersizliğinin belirlenmesi, bu yetersizliğin anatomi ile ilişkisinin saptanması ve kineziyolojik açıdan incelenmesi gereklidir. Belirlenen gereksinimlere göre egzersiz programları oluşturulur. Ancak hareket sisteminin bir bütün olduğu unutulmamalı, örneğin tek eklem kısıtlılığının yanı sıra, bu kısıtlılığın kişinin yaşamına getirdiği engeller ve sorunlara yönelik çözümler de üretilmelidir. Uygulanan egzersizin özgüllüğü söz konusudur, örneğin, kas kuvvetini ve dayanıklılığını arttıran egzersizlerin kardiyovasküler dayanıklılık üzerine etkisi yoktur.

EGZERSİZİN HEDEFİ NEDİR?

Tedavi edici egzersizlerin hedefleri, bireyin hareketliliğini ve esnekliğini, kas kuvvetini, dayanıklılığını, koordinasyonunu ve becerisini geliştirmektir. Egzersiz tedavisinin temel dayanağı organizmanın yüklenmeye olan uyumudur. Aşırı yüklenme prensibine göre organizmaya veya dokuya yüklenme arttırıldıkça uyum artacak ve hedeflenen gelişme elde edilecektir.

HAREKETLİLİĞİ ARTIRAN EGZERSİZLER NELERDİR?

Eklem hareket açıklığını, kas, tendon, ligamanlar, eklem kapsülü gibi eklemi çevreleyen yumuşak dokular ve eklemi oluşturan kemik yapılar belirler.  Eklemi geçen özellikle iki eklemde de etkili olan kaslar, eklem hareketini büyük ölçüde etkiler. Normal eklem hareket açıklığı kişisel farklılıklar gösterebilir, kadınlarda erkeklere göre daha fazladır, yaşla birlikte azalır.

EKLEMİN HAREKETİ NEDEN KISITLANIR?

Kas içinde ve eklem çevresinde yer alan ve eklem hareket açıklığını etkileyen bağ dokusunun kasılma ve gevşeme özelliği olmakla birlikte, uzamasına izin veren plastik özelliği vardır. Uzun sureli hareketsiz kalma, hastalık veya travma sonucu ortaya çıkan yangı, ödem, spastisiste, ağrı, paralizi ve atel gibi cihazların uygulanması ile eklem hareketinin kısıtlanması gibi durumlarda fibrotik değişikliklerin gelişmesi ile bağ dokusunun boyunda kısalma olabilir. Sonuç olarak kontraktür ve eklem hareketinde kısıtlılık olur. Eklemin daha gevşek yüzündeki bağ bağlarda ve tendonlarda kısalma olur. Ayrıca özellikle hamstring gibi iki eklemi geçen kaslarda eklem hareket açıklığının sonunda hafif bir kısıtlılığa yol açan gerginlik olabilir. Bir haftalık hareketsizlik sonrası bile bağ dokusu yoğunluğu artar. Kollajen lif kapsamı artar. Kollejinin su kapsamı azalır. Kollajen liflerinin kayganlığı azalır, çapraz bağlar oluşur, yapışıklıklar meydana gelir.

Modern ve Geleneksel Tamamlayıcı Tıp

Dr. Soytürk, Ankara, 2019